A1 · Konu 6 · ~50 dk

Präsens, sein & haben

Şimdiki zaman, sein ve haben

Türkçe fiili kişiye göre çeker (gel-iyor-um, gel-iyor-sun); Almanca da çeker. Kalıp altı ek: -e, -st, -t, -en, -t, -en. Bunu bir kez oturt, her düzenli fiil aynı. Sonra iki düzensiz kral: sein (olmak) ve haben (sahip olmak) — her ikinci cümlede biri var.

Bu açıklık · 0/6

Bu konuda öğreneceklerin

  • Düzenli fiilleri altı kişiye göre çekmek.
  • sein ve haben'i ezbere çekmek.
  • e→i / a→ä değişimli düzensiz fiilleri tanımak (sprechen, fahren).
  • Almancanın tek şimdiki zamanının Türkçe 'yapıyorum' ve 'yaparım'ı kapsadığını bilmek.

Sınavda nerede çıkar

Her bölümde. Schreiben'de fiil çekim hatası en sık puan kaybı. Sprechen'de 'Ich bin / Ich habe' cümleleri sınavın ilk dakikası.

Tek şimdiki zaman, iki Türkçe anlam

Türkçe 'çalışıyorum' (şu an) ile 'çalışırım' (genelde) ayrımı yapar; İngilizce de (//I am working / I work). Almancada **tek** biçim var: Ich arbeite hem 'çalışıyorum' hem 'çalışırım'. Şu an vurgusu gerekirse gerade (şu anda) eklenir: Ich arbeite gerade.// Bu, Türk öğrenci için bir kolaylık.

Düzenli fiil: kök + ek

Mastar -en ile biter: kommen, wohnen, lernen. -en'i at, kök kalır (komm-), kişi ekini tak. Türkçedeki gibi: gel-iyor-um, gel-iyor-sun.

Düzenli çekim — bu altı eki ezberle

KişiEkkommenwohnenlernenTürkçe
ich-ekommewohnelerne-um
du-stkommstwohnstlernst-sun
er/sie/es-tkommtwohntlernt-
wir-enkommenwohnenlernen-uz
ihr-tkommtwohntlernt-sunuz
sie/Sie-enkommenwohnenlernen-ler / -sunuz

Kısayol: wir ve //sie/Sie = mastarın kendisi (kommen). er ve ihr// aynı ek (-t). Yani aslında dört farklı biçim var: -e, -st, -t, -en.

Kök -t veya -d ile bitiyorsa (arbeiten, finden) telaffuz için -e- araya girer: du arbeit**e**st, er arbeit**e**t, ihr arbeit**e**t. Kök -s, -ß, -z ile bitiyorsa (heißen, tanzen) du'da sadece -t: du heißt, du tanzt.

  • Ich arbeite bei Siemens. Er arbeitet auch dort.

    Siemens'te çalışıyorum. O da orada çalışıyor.

    arbeit-e-t

  • Wie heißt du? — Ich heiße Can.

    Adın ne? — Adım Can.

    du heißt (heißst değil)

  • Wir lernen Deutsch. Ihr lernt Englisch.

    Biz Almanca öğreniyoruz. Siz İngilizce öğreniyorsunuz.

sein — olmak

Tamamen düzensiz; ezber

seinTürkçeİngilizce
ichbin-im / -ımam
dubist-sinare
er/sie/esist-dir / —is
wirsind-izare
ihrseid-sinizare
sie/Siesind-ler / -sinizare

haben — sahip olmak

Yarı düzensiz: du ve er'de b düşer

habenTürkçeİngilizce
ichhabe…-im varhave
duhast…-in varhave
er/sie/eshat…-i varhas
wirhaben…-imiz varhave
ihrhabt…-iniz varhave
sie/Siehaben…-leri varhave
  • Ich habe zwei Kinder.

    İki çocuğum var.

    en I have two children.

  • Hast du Zeit?

    Vaktin var mı?

    en Do you have time?

  • Er hat Hunger. Sie hat Durst.

    O aç. O susamış.

    Türkçe sıfat, Almanca 'açlığı var'. Kalıp!

  • Wir haben kein Geld.

    Paramız yok.

    en We have no money.

  • Habt ihr Fragen?

    Sorunuz var mı?

Ünlü değiştiren düzensizler

Bazı güçlü fiiller sadece du ve er/sie/es'te kök ünlüsünü değiştirir. Diğer dört kişi düzenlidir. İki kalıp: e → i / ie ve a → ä.

En sık A1 fiilleri

Mastarichduer/sie/esTürkçe
sprechen (e→i)sprechesprichstsprichtkonuşmak
essen (e→i)esseisstisstyemek
nehmen (e→imm)nehmenimmstnimmtalmak
geben (e→i)gebegibstgibtvermek
lesen (e→ie)leseliestliestokumak
sehen (e→ie)sehesiehstsiehtgörmek
fahren (a→ä)fahrefährstfährt(araçla) gitmek
schlafen (a→ä)schlafeschläfstschläftuyumak

Es gibt = 'var / vardır' (genel varlık): Es gibt ein Problem. (Bir sorun var.) Bu, Türkçe 'var'ın öznesiz hâlinin karşılığı — ama sahiplik değil. 'Arabam var' → haben; 'Sorun var' → es gibt.