A2 · Konu 6 · ~50 dk

Nebensätze: wenn, ob & indirekte Fragen

Yan cümleler: wenn (-ince / eğer), ob (-ip -mediğini) ve dolaylı sorular

weil ve dass ile yan cümle yapısını kurdun; şimdi aynı yapıya üç bağlaç daha: wenn (zaman ve koşul: -diğinde, eğer), ob (evet/hayır sorusunu aktarır: -ip -mediğini) ve soru kelimeleriyle dolaylı soru (Wissen Sie, wo …?). Dolaylı soru, sınavın en kibar soru biçimidir — Behörde'de ve resepsiyonda ilk cümlen olur.

Bu açıklık · 0/6

Bu konuda öğreneceklerin

  • wenn ile zaman (-ince) ve koşul (eğer) cümlesi kurmak.
  • wenn ile wann ve als farkını görmek.
  • ob ile evet/hayır sorusunu dolaylı aktarmak.
  • W-sorularını dolaylı hâle getirmek: Können Sie mir sagen, wo …?

Sınavda nerede çıkar

A2 Sprechen Teil 3 (planlama): 'Wenn du Zeit hast, …'. Schreiben: 'Wenn das Wetter gut ist, …'. Hören/Lesen: 'Ich weiß nicht, ob …'. Kibar soru kalıbı: 'Könnten Sie mir sagen, wann …?'

wenn: -diğinde / eğer

wenn iki iş yapar. Zaman: 'her ne zaman / -diğinde' (Wenn ich Zeit habe, lese ich). Koşul: 'eğer' (Wenn es regnet, bleiben wir zu Hause). Türkçe ikisini de '-ince/-diğinde' ya da 'eğer …-se' ile verir; Almanca tek kelime. Yapı yan cümle: fiil sona.

  • Wenn ich Zeit habe, koche ich türkisch.

    Vaktim olduğunda Türk yemeği yaparım.

    zaman

  • Wenn das Wetter gut ist, machen wir ein Picknick.

    Hava iyi olursa piknik yaparız.

    koşul

  • Ich rufe dich an, wenn ich ankomme.

    Varınca seni ararım.

  • Wenn du willst, kannst du mitkommen.

    İstersen gelebilirsin.

  • Wenn ich die Prüfung bestehe, feiern wir.

    Sınavı geçersem kutlarız.

Yan cümle önde: Wenn …, **dann** …dann isteğe bağlı ama ana cümlenin fiille başlaması zorunlu: Wenn es regnet, (dann) **bleiben** wir zu Hause.

wenn – wann – als: üç 'ne zaman'

Karışan üçlü

KelimeNe zaman kullanılırÖrnekTürkçe
wannsoru kelimesi (doğrudan ve dolaylı)Wann kommst du? / Ich weiß nicht, wann er kommt.Ne zaman geliyorsun? / Ne zaman geleceğini bilmiyorum.
wennşimdiki/gelecek zaman, tekrarlayan olay, koşulWenn ich Zeit habe, … / Wenn es regnet, …Vaktim olduğunda… / Yağmur yağarsa…
alsgeçmişte tek seferlik olayAls ich Kind war, … / Als ich nach Deutschland kam, …Çocukken… / Almanya'ya geldiğimde…

ob: -ip -mediğini

Evet/hayır sorusunu bir başka cümleye gömmek için ob: Kommt er? → Ich weiß nicht, **ob** er kommt. Türkçe '-ip -mediğini' ile karşılar: 'gelip gelmeyeceğini bilmiyorum'. Fiil sona.

  • Kannst du mir sagen, ob der Bus hier hält?

    Otobüsün burada durup durmadığını söyleyebilir misin?

  • Ich weiß nicht, ob ich morgen Zeit habe.

    Yarın vaktim olup olmayacağını bilmiyorum.

  • Weißt du, ob das Geschäft sonntags offen ist?

    Dükkânın pazarları açık olup olmadığını biliyor musun?

  • Sie fragt, ob du mitkommst.

    Gelip gelmeyeceğini soruyor.

Dolaylı W-sorusu: en kibar soru

Doğrudan soru (Wo ist der Bahnhof?) A1'di. A2'de soruyu bir kibar kalıba gömersin: Können Sie mir sagen, **wo** der Bahnhof **ist**? Soru kelimesi bağlaç olur, fiil sona gider. Memura, resepsiyona, yabancıya bu biçim çok daha kibar duyulur.

Doğrudan → dolaylı

Doğrudan (fiil 2)Dolaylı (fiil son)Türkçe
Wo ist die Toilette?Wissen Sie, wo die Toilette **ist**?Tuvaletin nerede olduğunu biliyor musunuz?
Wann fährt der Zug?Können Sie mir sagen, wann der Zug **fährt**?Trenin ne zaman kalktığını söyleyebilir misiniz?
Wie viel kostet das?Ich möchte wissen, wie viel das **kostet**.Ne kadar tuttuğunu öğrenmek istiyorum.
Warum ist das Büro zu?Ich verstehe nicht, warum das Büro zu **ist**.Ofisin neden kapalı olduğunu anlamıyorum.
Ist das Formular richtig?Können Sie prüfen, **ob** das Formular richtig **ist**?Formun doğru olup olmadığını kontrol edebilir misiniz?

Giriş kalıpları

AlmancaTürkçe
Wissen Sie, …?… biliyor musunuz?
Können / Könnten Sie mir sagen, …?… söyleyebilir misiniz?
Ich möchte wissen, …… öğrenmek istiyorum
Ich weiß nicht, …… bilmiyorum
Ich habe keine Ahnung, …… hiçbir fikrim yok
Es ist mir egal, …… fark etmez